Kayıtlar

2008 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

50 Ways Marketers Can use Social Media to Improve Their Marketing

Add social bookmark links to your most important web pages and/or blog posts to improve sharing. Build blogs and teach conversational marketing and business relationship building techniques. For every video project purchased, ensure there’s an embeddable web version for improved sharing. Learn how tagging and other metadata improve your ability to search and measure the spread of information. Create informational podcasts about a product’s overall space, not just the product. Build community platforms around real communities of shared interest. Help companies participate in existing social networks, and build relationships on their turf. Check out Twitter as a way to show a company’s personality. (Don’t fabricate this). Couple your email newsletter content with additional website content on a blog for improved commenting. Build sentiment measurements, and listen to the larger web for how people are talking about your customer. Learn which bloggers might care about your customer. Learn

Dijital Pazarlama - Digital Marketing

Bundan yaklaşık 1,5 yıl önce yine Blogger'da Dijital Pazarlama adı ile bir blog açtım ve Türkiye'de bu konu yeni yeni kendine yol bulmaya çalışırken, Dijital Pazarlama ya da Online Pazarlama kavramları daha yeni yeni hayatımıza girerken ne olacağını görmek istedim. Tabi ki bir blog mümkün olduğu kadar güncellenmeli, ziyaretçilerine her seferinde farklı içerikler, bilgiler sunmalı. Açıkçası aynı dönemde, vaktimin çoğunu yeni nesil interaktif ajanslar arasında yer alan şirketimiz iGOA için harcamak durumundaydım. Buna ek olarak o günlerde Dijital Pazarlama ile ilgili konu da bir blogu besleyecek kadar çeşitli değildi. Bugün site istatistiklerden takip ettiğim kadarıyla her geçen gün bu bloga gelen kişi sayısı artmakta ve Google'da "Dijital Pazarlama" diye arama yapıldığında ilk sırada gelmekte. Buradan çok basit iki sonuç çıkartabiliriz; 1- Dijital Pazarlama ya da Online Marketing konusuna ilgi artmış ve her geçen gün artmakta 2- Halen bu konuda yeterli içerik ol

Krizde Reklam - Çözüm Internet !

ABD'de başlayan ve dünyayı etkileyen global krizin etkilerini tüm şirketler hissediyor. Kimileri üretimini kısıyor, kimileri personel sayısını azaltıyor, kimileri harcamalarını kısıyor... 2001 yılında Türkiye'de yaşanan krizde bir çok firma ilk olarak reklam giderlerinde kısıntıya gitmişti. Ancak bunun yapılacak en doğru hareket olmadığı, krizi reklamla aşan firmaların kendini göstermesi ile kanıtlanmıştı. Elbette her şeyin normale dönmesi biraz vakit alacaktır. Eminim şu anda firmalar hem reklam yapmak hem de çok para harcamamak için ne yapabiliriz diye düşünmekte.     Çözüm mü? Tabi ki Internet :)   Halen bir interaktif ajansı olmayanlara hemen bir tane edinmelerini (buyrun iGOA 'ya), olanların da kısıtlı bütçelerle de olsa ne yapılabileceğini görüşmeleri pek faydalı olacaktır. Unutulmamalıdır ki ulusal gazetelere çıkılacak bir veya iki yarım sayfa ilan bütçesine internette harikalar yaratılabilir, online kampanya yürütülebilir hatta advergame bile mümkün olabilir. Böy

Work @ iGOA ? in GOA?

Resim
The FWA - Jobs and Careers for the Creative Industry: Company: iGOA Location: Goa, India Position: Interactive Designer Information: http://www.thefwa.com/fwa_jobs/igoa_job1008.html To Apply: If you are up for a challenge, send your resume together with your portfolio to iGOA For more about us: http://www.igoa.in/ iGOA – Let's GOA

Goa ofisimiz açık :)

Swissair'de çalıştığım zamanlarda Türkiye'de bayram seyran olduğunda tüm Türkiye'nin sessizliğe gömüldüğü, işyerlerinin kapandığı dönemlerde İsviçre merkeze bilgi verirdik; şu tarihler arası kapalıyız diye. Bugün iGOA olarak Türkiye dışında da faaliyet göstermemizin ve bir ofisimizin olmasının avantajını yaşıyoruz. Soranlara "Istanbul ofisimiz kapalı, Goa ofisimiz ise açık, çalışıyoruz" diyoruz. Üzerinde Güneş Batmayan Ajans olmanın yanında bayram seyran çalışan da bir ajans olduk... Hayırlısı :) Herkese de iyi bayramlar buradan...

International Young Interactive Entrepreneur (IYIE) Award 2008

Türkçe adıyla Uluslararası Genç İnteraktif Medya Girişimcisi Yarışması'na iGOA'nın kendi konseptinin oldukça yenilikçi ve "fark" yaratan bir fikir olduğunu düşünüerek başvurmuştuk. İyi de yapmışız, "short list"e kaldık ve Perşembe sabah juri karşısına çıkıyorum. Yarışmanın birincisi Türkiye’de "Yılın Genç İnteraktif Medya Girişimcisi" unvanını kazanıp Kasım 2008’de İngiltere’de düzenlenecek olan uluslararası yarışmada Türkiye’yi temsil edecek. http://www.britishcouncil.org/tr/turkey-arts-international-young-interactive-entrepreneur.htm Hayırlı olsun mu? :)

İngiltere Gezi Notları - Londra

Resim
Birleşik Krallık ile ilgili ilk yazım İskoçya üzerineydi ve bu yazıda Büyük Britanya ile Birleşik Krallık arasındaki farkı pub’ın birinde bana soran bir İngilizin dilinden paylaşmıştım: “ What is the fucking difference between the United Kingdom and Great Britain? ” Bu cevabı İskoçya yazımda bulabilirsiniz. Bu defa da Birleşik Krallığın ve Britinya İmparatorluğu'nun başkenti Londra'yı anlatmaya çalışarak Great Britain yazılarımı tamamlıyorum. Londra Gezisi Londra'ya ilk kez bundan 14 yıl önce, American Airlines 'da çalışırken, 24 saatten az bir süreliğine iş için gitmiştim. Roma ve Istanbul'dan sonra yakın tarihin üç “ İmparatorluk Şehri ”nden biri olan bu şehirde ilk kez gidenlerin yaptığı gibi metroyla, ya da İngilizlerin tabiriyle “tube” ile Picadilly Circus'a inip, buradan Regent Street'den yürüyerek Trafalgar Meydanına gitmiş, Big Ben'i uzaktan görmüş, sahilden devam edip Soho üzerinden Oxford Street'e gelmiş ve sonundaki Marble Arch'dan

Generation V

Merak ediyorum... bir gün aldığımız bir brief'de bir marka "hedef kitlem Generation V'dir" diyecek mi? Bugüne kadar aldığımız briefler hep AB grubu 25-35 yaş gibi tanımlanırken Generation V'de oyunun kuralları değişiyor ;) Nedir bu diyenler için Gartner'dan güzel bir yazı işte burada; http://www.gartner.com/it/page.jsp?id=721008 Bir sonraki yazım pek yakında burada.... İnteraktif Ajanslar olarak katılınabilecek yarışmalar ve bunların bizlere katkıları çevresinde şekillenmekte

SEM & Flash Sites

Öncelikle SEM yani "Search Engine Marketing" olayını incelemek gerekiyor elbette... nedir bu SEM ? Neden ihtiyaç duyulur? Her firmanın ihtiyacı var mıdır? Ne kadar bir kaynak ayırarak ne elde edersiniz?  SEM, kısaca özetlemek gerekirse günümüz internet kullanım alışkanlıkları göz önüne alındığında kullanıcıların / tüketicilerin bir ürün ya da hizmet almak için internet arama motorlarında yaptıkları aramalarda ilk sayfada listelenmek üzere yapılan pazarlama çalışmalarıdır. Bunun nedeni de büyük bir yüzde ile kullanıcılar arama motorunun sonuçlarında 3ncü sayfaya pek geçmedikleri ve genellikle ilk sayfada bulunan linklere tıkladıklarıdır. Bu durumda ürün ya da hizmetinizi ilk sayfada listeletmek oldukça avantajlıdır. Tabi burada pek çok parametre devreye girmekte. Domain adınızdan websitenizin içeriğine, sitenize link veren site saysından sizin verdiğiniz linklere, ziyaretçi sayınızdan sitenizin güncellenme sıklığına kadar tonla nokta var.  Şunu açıkça ve altını çizerek söylem

Portekiz Gezi Notları - Lizbon / Porto / Madeira

Resim
Uzun zamandır seyahat yazısı yazamanın verdiği garip ruh halini üzerimden atmak için yine uzun zamandır yazmayı planladığım Portekiz seyahatini, daha doğrusu seyahatlerini seçtim. Yazı, Portekiz'e gerçekleştirdiğim ikisi iş (2001-2002) ve biri tatil (1998) olmak üzere üç seyahatimin bir harmanı olacak. Portekiz aslında birçok yönden Türkiye'ye benzeyen bir ülke. Çok net olarak şunu söyleyebilirim; şayet bu ülke Avrupa Birliği'ne girdiyse Türkiye çoktan girmeliydi. İnsanı tıpkı bizim gibi... geneli esmer ve kavruk, şehirler çok güzel lakin sokak köpekleri ve köşebaşlarına bırakılmış çöpler de var, ülke doğu ile batı arasında kalmış... kısacası bir Türk olarak hiç yabancılık çekmezsiniz. Tarihine göz attığımızda da bizimle benzerliklerini görüyoruz. Sömürge döneminde İngiltere, İspanya kadar olmasa da Portekizliler de dünyaya yayılmışlar, Brezilya, Goa (Doğudaki Başkent), Macau, Mozambik, Gine, Madagaskar, Capo Verde, Zanzibar, Kongo gibi birçok irili ufaklı ülkeyi İmpa

Cannes Cyber Lions

Her yıl düzenlenen ve reklamcılığın Oscarları olarak kabul edilen Cannes Lions bu yıl 55nci kez düzenlendi. Reklamcılığın hemen hemen her dalında çeşitli ödüller sahiplerini buldu. İnteraktif Ajanslar olarak bizim ilgilendiğimiz kısmı elbette Cyber Lions. Her sene ödül alan ve short list'e kalan işler incelenir, dünyada neler oluyor, neler yapılıyor bakılır. Şahsi düşüncem Türkiye'de faaliyet gösteren İnteraktif Ajanslar içinden burada yarışabilecek 3-5 tane vardır ve ne yazık ki henüz ödül alabilecek bir noktaya gelemedik. Bunun çeşitli sebepleri var elbette... Reklamverenlerin daha yeni yeni online mecrayı ciddiye almaya başlamaları ve buna bağlı olarak bütçesel anlamda halen istenilen noktalara gelinememesi, interaktif projeler için yeterli zamanın verilmemesi ve bunlara bağlı olarak İnteraktif Ajansların hayallerini, yaratıcılıklarını istedikleri gibi ortaya koyamamaları sayılabilir. Ancak birileri çıkıp bunu tüm zorluklara rağmen başarmalı ve başaracaktır da! Ben buna i

IP - İnteraktif Pazarlama Dergisi

Nihayet artık bizim de, interaktif ajansların da sektörel bir yayını oldu! :) Marketing Türkiye 'nin sektörel yayın yaratma konusunda başlattığı yanılmıyorsam 3ncü girişim bu. IP'ye başarılar diliyorum. Eminim zamanla daha da gelişecek, objektif, bilgilendirici ve sektör tarafından sahiplenecek bir dergi olacak. Son sayısında dikkatimi çeken sayfalar Interactive Advertising Bureau (IAB) Türkiye başkanı Levent Erden ile yapılan söyleşinin yer aldıkları oldu. Aslında uzun zamandır birbirlerini tanıyan İnteraktif Ajanslar olarak tıpkı Reklamcılar Derneği gibi bir yapımız olması, sektörde belirli standartları oturtmamız gerektiği konusunda konuşup tartışırdık. Umarım RD ile dirsek temasında olan IAB Türkiye , söyleşinin başlığında yazıldığı gibi sektörün buz kıranı olur. IP'nin bir başka haberinde denildiği gibi " Gelecek İnternettir "... peki siz ne kadar hazırsınız? Marka yöneticisi olarak halen bütçenizin % kaçını internete ayırıyor, bu mecraya yatırım yapıyorsu

İnteraktif Ajanslar ve Reklam Ajansları

Başta Reklam Ajanslar, bizim tabirimizle offline ya da klasik ajanslar iki konuda düşüncelerini radikal biçimde değiştirmeye başladılar, başlıyorlar... Birincisi internetin, yani online mecranın günümüzdeki önemi ve değeri. İkincisi ise online mecranın ajans içinde kurulacak ufak bir departman veya bir kardeş şirket açarak yürütülemiyeceği gerçeği.   Online Mecranın / İnternetin Önemi Çok düz bir bakış açısından yaklaşalım. Bundan 3-4 yıl önce Türkiye'de internete erişimi olan kişi sayısı yaklaşık 10 milyon, bu kişilerin de sadece 1-2 milyonu ADSL kullanıcısıydı. Standart bağlantı hızı 256K maksimum bağlantı hızı ise 1GB. Peki bugün ne noktadayız? İnternete ulaşım imkanı olan kişi sayısı 20 milyonu aştı ve daha da önemlisi bunların çoğu ADSL kullanıcısı ve bağlantı hızı minimum 1GB. Yani teknolojik anlamda büyük gelişme var. Bir diğer etken ise hedef kitlenin her geçen gün gençleşmesi ve kitlenin internet ile büyüyen bir nesil olmaya başlaması. Yani bir başka deyişle; günlük gazet

Reklamveren, TV’den uzaklaşıyor!

Reklamveren, TV’den uzaklaşıyor da nereye gidiyor diye soranlara güzel bir yanıt Marketing Türkiye'de okuduğum bir haberden geliyor; National Association of Advertisers ve Forrester Research tarafından yapılan araştırmaya göre pazarlamacılar, son iki yılda televizyon reklamlarının etkisinin iyice azaldığını düşünüyor. Ankete göre, penetrasyonu yüzde 25’e yaklaşan DVR teknolojisi sayesinde reklamverenler, TV reklamı harcamalarını azaltmaya başlıyor. Araştırmaya katılanların yüzde 28’i, çalıştıkları medya ajanslarının, TV mecrasındaki değişimler karşısında gerekeni yapamadığı görüşünde. Araştırma ayrıca, reklamcıların yarısının, DVR ve VOD programlarıyla çalışacak yeni reklam yöntemleri üzerinde denemeler yaptığını ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 87’si ise bu yıl online mecra ya daha fazla harcama yapacağını ifade ediyor. Her ne kadar online mecra reklam bütçelerinden henüz yeteri kadar pay alamasa da dünyada ve ülkemizde bu yönde ciddi gelişmeler var. Elbette bu gelişme al

cruises.co.uk

İnternetin şirketlerin satış ve pazarlama faaliyetleri açısından ne kadar önemli olduğunu ve yurtdışında bu konuya ne kadar önem verildiğine dair güzel bir örnek; İngiltere’deki bir seyahat şirketi, internetteki bir web adresin tek harfine 1 milyon dolar ödedi. İngiliz şirketi bir Alman seyahat şirketinden “ cruises.co.uk ” alan adresini tam 560 bin sterline (1,1 milyon dolar) satın aldı. Aslında İngiliz şirketinin “cruise.co.uk” adlı başka bir adresi vardı. Dolayısıyla kendi adresinin sonuna sadece “s” harfi ekleyebilmek için tam 1,1 milyon dolar ödemiş oldu. İngiliz şirketin sözcüsü Seamus Conlon, internetteki en büyük arama motoru Google.com’da yapılan aramalarda cruises.com’un hep birinci, cruise.com’un ise ikinci geldiğini belirtti.Conlon, “birinci sıraya yerleşmek ve büyüyen okyanus gemi gezileri işinden aslan payını kapmak için yeni adresi almak gerekli bir adımdı” dedi. Şu anda internetteki en pahalı adres, 2005’te 12 milyon dolara satılan sex.com , ikinci en pahalı adresse geç

Doğu ile Batı

Batı'da her şeye sahibiz; zenginlik, eğitim, demokrasi, özgürlük... Evimiz, arabamız, bir insanın isteyebileceği her şey var (ya da mümkün) ama hep bir eksiklik duygusu var. İnsan "başka bir şey olmalı" diyor. Amerika, Kanada, İngiltere, İsveç (kısaca batı) hep böyle... Çin, Japonya, Hindistan hatta Türkiye'de neler olduğuna bakıyorlar. İnsanlar Doğu'ya gittiğinde paranın, sahip olmanın dışında bambaşka şeylerle karşılaşıyorlar. Yeni bir amaç, farklı bir vizyon... Bütün bu çabanın geçici olduğunu anlıyor ve bir gün öleceğimiz gerçeğiyle tanışıyorlar. Bu da onları arayışa sürüklüyor. "Mutluluk nerede?" diye soruyorlar. O zaman daha derine iniyorlar; zihinden öteye, ruhlarını aramaya başlıyorlar" diyor bir doğu aşığı.    Aslında Doğu'yu görmeden, yaşamadan, Batı'nın çirkinlikleri, abuklukları, dayatmaları, beyninizi ve ruhunuzu esir alan olgularını fark edemiyor, çözemiyorsunuz. Herkese Doğu'yu keşfetmeyi öneriyorum. Bir zaman sonra Bat