08 Şubat 2014

Brezilya (Bölüm V) – Trancoso / Bahia

Brezilya’ya doğru yola çıkarken asıl planım Sao Paulo, Paraty ve Rio de Janeiro’yu gördükten sonra Foz da Iguazu’ya geçmek ve dünyanın en büyük ve muhteşem şelalesini, Iguazu’yu görmek, buradan da Uruguay’ın başkenti Montevideo üzerinden Sao Paulo’ya dönmek vardı.

Iguazu Şelaleleri
Fakat gerek daha önce Brezilya’ya giden Türk arkadaşlarımın gerekse Brezilya’da tanıştığım herkesin yorumu üç aşağı beş yukarı şu şekildeydi; Evet gerçekten çok güzel bir yer, etkileyici ve görülmeli ama tüm atraksiyon bir saat. O kadar yola, zamana ve paraya yazık... Iguazu yerine Bahia’ya git.

Ben de ‘Yol Gidenindir!’ diyerek rotayı Bahia’ya çevirdim... ve Goa’da yaşadığım zamanda pek çok arkadaşımdan methini duyduğum Trancoso’ya gitmeye karar verdim.

Porto Seguro

Trancoso’ya en yakın havalimanı karayolu ile bir saatlik mesafedeki Porto Seguro. Dolaysıyla Trancoso yolu, 1500 yılında Portekizlilerin Brezilya’ya ayak bastığı bölge ve ülkede kurulan ilk yerleşim yerinden geçiyor.

Rio de Janeiro’dan uçak ile bir saatlik mesafede olan Porto Seguro’ya ben yarım gün ayırdım. Tepelik alana kurulmuş olan tarihi şehri, sahil tarafında akşama doğru canlanan dükkanları, cafe ve restoranları ile ufak, şirin ama pek de etkileyici özelliği olmayan bir yer olduğuna kanaat getirdim.

Porto Seguro’daki en ilginç şey ise tarihi şehirde yer alan ve yöre insanının yarı amatör yarı ticari olarak gelen turistlere yaptığı capoeira gösterisi oldu. Benim önerim sevimsizliğine aldırmadan hemen beş adım yakındaki kahveye oturup bir bira söylemeniz ve gösteriyi oradan takip etmeniz olacaktır. Capoeira aslında spor ve dansla harmanlanmış bir savaş dansı.

Porto Seguro – Trancoso

Havalimanından yürüme mesafesinde olan Porto Seguro otobüs garından Trancoso’ya günde iki sefer var ve bu yol çok uzun sürmekte. Bunun yerine sahilin sonundaki limandan feribota binmeniz ve 10dakikada Arraial d’Ajuda’ya geçmeniz daha mantıklı zira buradan Trancoso hem daha yakın hem de daha sık minibüs var.

Trancoso

Hayalimdeki Trancoso; kasabanın dikdörtgen meydanı ‘Quadrado’da veya etrafındaki kahvehane ve barlarda takılan, Goa’da olduğu gibi yerli halkla bir arada yaşayan hippi ve gezginlerin keyifle vakit geçirdikleri bir yerdi.

Oysa hippiler, gezginler ve ağırlığı İsrailli olan rave parti tayfası elini ayağını Trancoso’dan çekeli epey zaman olmuş.

Quadrado'nun UNESCO korumasındaki binaları
Zira kasaba 2000’li yıllardan itibaren Brezilya’nın zengin ve posh şehirlileri tarafından işgal edilmeye başlanmış, fiyatlar bizim yaz sezonu Bodrum fiyatları ile yarışır hatta geçer hale gelmiş. Her sene Aralık-Ocak döneminde buraya doluşan bu yeni güruh o kadar yüksek bir talep ve buna bağlı harcama şekli yaratmış ki kasaba sakinleri iki ay çalışıp on ay yatar hale gelmişler. (Kazığı siz düşünün!) Yetmemiş, özel uçaklar için pisti olan dev bir golf sahası inşa edilmiş. Bir golf oyuncusunu heyecanlandıracağından eminim.

Kasım ve Şubat halen sessiz ve keyifli. Paraty’de olduğu gibi burada da pek çok lüks pansiyon (pousada) mevcut. Quadrado’ya olabildiğince yakın bir yerlerde kalmanızı tavsiye ederim ki yürüyerek her işinizi halledebilin. 3-5 kişilik bir grup iseniz ev tutmak çok daha mantıklı.

Plajlar

Coquerios Plajı
Trancoso’ya en yakın ve güzel plaj olan ‘Coqueiros’ meydandan yürüyerek 15dk mesafede. Quadrado’nun deniz tarafında yer alan ve UNESCO korumasında olan tarihi kilisenin sağ tarafından inen toprak yolu takip ederek ulaşabilirsiniz. Plajda yan yana beş-altı restoran mevcut. Denizi arkanıza verdiğinizde en solda kalan ‘Cabana do Andrea’ diğerlerine göre daha hesaplı ve her açıdan rahat ;) ‘Barraca do Jonas’ ise deniz mahsülleri ile ünlü lakin pahalı bir opsiyon.

Bunun dışında bir araç ya da motor ile ulaşabileceğiniz pek çok plaj mevcut. Espelho ve Nativos plajları bunlardan ikisi. Ben bir tam gününüzü Caraiva’ya ayırmanızı öneririm... hatta bir gece konaklamalı bile gidilebilir.

Hastalık – Yağmur – Baby Shower

Beklediğim gibi çıkmayan Trancoso bir de yağmur ve hastalık getirince iyice keyifsiz bir hale geldi. Yağmurlu üç günün en keyifli ve ilginç olayı ise bir arkadaşımın doğacak çocuğu için düzenlenen ‘baby shower’ partisi oldu. Trancoso’nun yerlisi bir sürü insanla tanıştım. Her biri Brezilya’nın ve dünyanın çeşitli yerlerinden kendini Trancoso’ya atmış güzel insanlardı. Tanıştığım en şaşırtıcı kişi ise 3,5 yaşındaki ENKİ oldu.

Bahia

Ben yağmurdan dolayı Sao Paulo’ya dönmeye ve müze gezmeyi tercih ettim ama siz hava durumlarını ayarlayıp (Kasım ayının ortalarından itibaren) giderseniz kuzeye doğru devam edin.

İklim Bahia’da aşağıya göre daha tropik olduğundan hem yıl boyu güneşin keyfini çıkarabileceğiniz plajlar, hem de görülecek bir sürü yer var. UNESCO tarafından dünya mirası listesine alınan Salvador de Bahia bunların başında yer alıyor. Ayrıca pek çok sakin ve henüz zengin turist istilasına uğramamış pek çok küçük yerler mevcutmuş.

Trancoso – Sao Paulo

Trancoso’nun pazar yerinden iki saatte bir (sezonda saat başı) Arraial d’Ajuda’ya minibüs kalkıyor. Kalkış saatlerine pek uymadıklarından siz en az yarım saat önce gidin, minibüsün kalktığı yerde zaten bir kahve mevcut, oturup orada bekleyin.

Porto Seguro tarafına geçerken feribota tekrar para ödemenize gerek yok. Karşı tarafına geçtikten sonra tek başınaysanız motor-taksi ile kalabalıksanız normal bir taksiye binip hızlıca havalimanına ulaşabilirsiniz.

Porto Seguro – Sao Paulo uçuşu 2 saat sürmekte. Havalimanından şehre gidişin de en az 1 saat süreceğini düşündüğünüzde aslında Trancoso’dan Sao Paulo’ya gitmek yarım günden fazla sürmekte. Tüm Brezilya havayolları kötü servisi ve pahalı biletleri ile ünlü. TAM havayolları ise tam evlere şenlik... Çağrı merkezinde İngilizce konuşan yok ve bilet değişiklikleri tam bir kabus. Uçakta ise sadece meyve suyu servisi var, dolayısıyla havalimanında binmeden ya bir şeyler yiyin ya da yanınıza alın.

Brezilya Gezi Notları aşağıda linklerini paylaştığım beş bölümden oluşmaktadır;

1 yorum:

Nevzat Şarapcı dedi ki...

Verdiğiniz bilgiler için teşekkürler.

Nevzat