31 Temmuz 2013

Dubai - BAE

Bugüne kadar hep seyahat ettiğim ülke ve şehirler hakkında yazdım, bu sefer bir değişiklik yaparak yaklaşık üç yıl yaşadığım Dubai ile ilgili bir gezi yazısı ile karşınızdayım.

Dubai’de binlerce Türk yaşıyor ve buna ek olarak her yıl yine binlercesi şehri ziyaret etmekte. Dolayısıyla Dubai’de ne yapılır, nereler görülür, ne yenir, ne içilir, gece hayatı nasıldır vb. sorulara alabileceğiniz çok çeşitli cevaplar olabilir… ama gelin bir de benden dinleyin :)

Baştan söyleyeyim; Dubai maalesef öyle backpacker olarak gelinecek bir yer değil. Gerek konaklamanın gerekse yeme-içmenin normal bir turist için pahalı, bir backpacker için ise oldukça pahalı olduğu bir şehirdir. Bu nedenle genelde belli bir bütçeyi göze alan turistlerin geldiği bir yerdir.

Birleşik Arap Emirlikleri hakkında...

Tarih boyunca Abu Dabi, Dubai ve Sharjah ufak sahil köyleriymiş. 16ncı yüzyılda Portekizleri takiben Osmanlı İmparatorluğunun etkisine giren bölge, 19ncu yüzyıl sonlarına doğru İngiltere’nin fiili kontrolü altına girmiştir. Ülkede bu imparatorluk dönemlerine ait ciddi bir miras bulunmamakta. Yine tarih boyunca ticaret İran ve Hindistan'la sıkı ticari ilişkiler olmuş.

Katar ve Bahreyn’in de içinde bulunduğu bu sahil bölgesi, korsanlığa karşı koruma için İngiltere ile imzalanan anlaşmaya göre “Trucial States” olarak adlandırılmış. 1950 yılında Abu Dabi’de bulunan petrol ancak 1962’de ihraç edilebilmiş ve ülkeye akmaya başlayan petrol dolarları bölgenin kaderini değiştirmiştir. Bugün Abu Dabi emirliği dünya petrol rezervinin yaklaşık %9’na sahiptir.


© LP
1971 yılında İngiltere’nin çekilmesini takiben dönemin Abu Dhabi emiri Sheikh Zayed; birlikten güç doğar diyerek tüm sahil emirliklerini bir çatı altında toplamak üzere harekete geçmiştir. Katar ve Bahreyn kendi yollarında yürümeyi seçmişler. Geriye kalan yedi emirlik (Abu Dabi, Dubai, Sharjah, Ajman, Ras Al Kamiah, Um Al Quwain ve Fujariah) birleşerek BAE’yi kurmuşlar.

Tarih boyunca olduğu gibi bugün de üç emirlik gerek politik gerekse ticari olarak öne çıkmakta. Abu Dhabi ülkenin başkenti ve en zengin emirliği. Fakat bu iki önemli kritere rağmen ya da sırf bu yüzden hayatın daha yavaş aktığı, daha muhafazakar ve ülkenin ağı abisi. Hemen bir saat uzaklıktaki Dubai ise ülkenin turizm ve ticaret merkezi olarak Ortadoğu’nun en liberal, modern ve canlı şehri. Dubai’nin hemen yanında, hatta Dubai ile iç içe geçmiş Sharjah ise diğer iki emirlik ile kıyaslandığında daha gitmesi gereken çok yol olan bir yer.

Aslında şöyle bir benzetme yapılabilir; Dubai BAE’nin İstanbul’udur. Abu Dhabi de İzmir’in başkent olmuş halidir. Abu Dabi’yi bir başka yazıya bırakarak gelin Dubai’yi keşfedelim.

Dubai

Bu şehrin adının dünyada duyulması Emirates hava yollarının kurulması ve birinci körfez savaşı sonrası dönemin bölgesel finans merkezi Kuveyt’ten kaçan uluslararası firmaların bölge merkezlerini buraya taşımasına denk gelir.

Fakat yakın tarihte yaşanan bu sıçrama öncesinde de Dubai bölgede ticaretin özgürce yapıldığı, hatta BAE öncesi bizzat dönemin emiri tarafından “şehrimdeki tüm yerli ve yabancı ticaret erbabı bizzat korumam altındadır ve özgürce işlerini yapabilirler” babında yaptığı açıklama ile yarattığı bir nevi serbest bölge. Bu vizyon 1980’li yıllarda yaşanan gelişmeye de ön ayak olmuştur zira az petrolü bulunan Dubai, emirliğin gelişimi için turizm ve serbest ticaretin önemli olduğunu görmüş ve yatırımlarını bu yönde yapmıştır. Bugün gelirinin %90’dan fazlası petrol dışı alanlardan gelir.

O yıllarda Dubai sadece Creek bölgesinde yerleşmenin olduğu, Arapların yanı sıra çokça İranlı ve Hintlinin yaşadığı küçük bir şehirmiş. Yabancı iş gücünün (expat) gelişi ile inanılmaz bir gelişme başlamış ve şehir kuzeydoğu yönünde, Abu Dabi’ye doğru büyümeye başlamış. Aşağıda okuyacağınız pek çok bölge son 10 yılda, hatta geçtiğimiz beş yıl içerisinde inşa edilmiştir.

Oryantasyon

Şehir sahil bandında yatay olarak gelişim gösterdiğinden algılanması kolaydır. En sağa eski şehir diye anılan Dubai Creek ve havalimanını yerleştirin. Buradan başlayan Sheikh Zayed Road (otoyol) şehri ikiye böler. Bu yol aynı zamanda yandaki haritada da görülen Dubai Metrosu kırmızı hattıdır. Sheikh Zayed’in deniz tarafında Jumeriah, Palm ve Dubai Marina yer alır. Kara tarafında ise Dünya Ticaret Merkezi, DIFC, Downtown, Al Barsha, Al Quoz, Greens ve diğer yerleşim alanları yer alır. Bunların da arkası –ki sahilden 3-4km içeride- çöl başlar...

Dubai Creek (Eski Dubai) / Bur Dubai


Sakın ola ki alışkanlıkla Dubai’de bildiğiniz türden bir eski şehir aramayın. Zira yok! En eski binası olan Dubai kalesi 1799 yılında inşa edilmiştir. Eski ya da tarihi Dubai olarak gidip göreceğiniz yer Creek bölgesidir. Bölge, denizin içeri doğru kıvrılan kolunun her iki yanında yer alan mahallelerden oluşur. Bu mahallelerden en ünlüsü Bur Dubai tarafındaki Bastakia’dır. Burası yakın zamanda restore edilmiş, tipik BAE mimarisi olan rüzgar kuleli evlerin görülebileceği, sanat galerileri, birkaç cafe’nin olduğu bir mahalledir. Bastakia aynı zamanda Dubai Müzesine ve hükümet sarayına da ev sahipliği yapar. Tekstil pazarı (textile souq) Bastakia’nın devamındadır ve önünden abralar kalkar. (Bölge ile ilgili detaylı bilgiye bu linkten ulaşabilirsiniz)

Bastakia’dan Creek’in diğer tarafına bu abralarla (geleneksel ama motorlu tahta kayıklarla) hattına göre 2-3 dirhemlik bir ücret karşılığı geçebilirsiniz. Bu tarafta görmeniz gereken iki önemli yer eski pazar (old souq) ve altın çarşısı (gold souq) yer alır. Ayrıca Dubai’nin ilk AVMlerinden biri olan BurJuman da bu yakada yer alır.

Bölge Katar-Doha’nın Souq Waqif’ı ile kıyaslandığında daha az otantik olsa da bir yarım gününüzü bu bölgeye ayırmanızı ve bunu akşamüstüne denk getirmenizi tavsiye ederim.

Dubai Creek’in iç tarafı uzun yıllar şehrin “yeni” kısmı olan Bur Dubai’dir. Hatta Bur Dubai’nin ana caddesi gençlerin ve turistlerin favori mekanı olmuş. Bugünlerde ise popülaritesini kaybetmiş olsa da halen pek çok şirkete ve konsolosluğa ev sahipliği yapmaktadır.

Jumeriah / Safa Park / Souq Madinat

Eski şehirden “New Dubai” olarak adlandırılan Dubai Marina bölgesine kadar kilometrelerce uzanan sahil kesimine genel olarak Jumeriah deniliyor. Bu bölge kendi içerisinde Ataköy gibi 1,2,3,4 diye ayrılıyor. Genelde iki katlı villalardan ve sahildeki otellerden oluşan bu bölgenin en güzel tarafı halka açık plajlarıdır. Rüzgarlı olsa da kite surf sevenlerin mekanı “Kite Beach” içlerinde en muteber olanıdır.

Dubai’nin en büyük ve yeşil parkı olan “Safa Park” da bu bölgede yer alır. Sembolik bir giriş ücreti vardır. Park içerisindeki yer alan kütüphane/cafe “The Archive” benim favori kahvaltı ve kahve mekanlarımdandır. Facebook sayfasından aylık programına ve güncel haberlere göz atıp gerçekleşen bir sanat etkinliğine denk getirebilirseniz güzel bir mola vermiş olursunuz. (The Archive FB sayfasına buradan ulaşabilirsiniz)

Bölgenin Dubai Marina’ya yakın yukarı tarafında ise ünlü 7 yıldızlı Burj Al Arab oteli -ki bence dışı hoş içi çirkin bir oteldir, kitch’dir- , hemen yanında içerisinde “Wild Wadi” su parkının da bulunduğu Jumeriah Beach Hotel ve en önemlisi içerisinde ikisi dev toplam dört otelin, onlarca restoran, bar ve dükkanın bulunduğu “Souq Madinat” kompleksi yer alır. Burası gece yemek ve eğlence için ideal olduğundan yeme-içme ve gece hayatı kısımlarında değineceğim.

Palm Jumeriah

Dubai’nin ünlü yapay adası Palm Jumeriah, Jumeriah bölgesinin bittiği ve Dubai Marina’nın başladığı noktadadır. Dış tarafında yer alan Atlantis, Rixos, Zabeel Saray ve One & Only dışında tamamı villa ve apartmanlardan oluşur ve bence görülecek bir tarafı yoktur. Denk getirip Atlantis otelin plajına gidebilirsiniz. Ayrıca sezonda hemen diğer plajda “Sundance” partileri ilginç olabilir.

Dubai Marina / JBR Walk

Yeni Dubai olarak adlandırılan bu bölge çok değil bundan 10 yıl önce sadece iki sahil otelinin (Sheraton ve Hilton) bulunduğu şehir dışı ıssız bir plajken bugün dünyanın en yüksek rezidans binalarının ve lüks otellerin bulunduğu, yapay marinası ve çevresinde yer alan cafe ve restoranları ile oldukça hareketli bir çekim merkezi.

Son olarak hizmete alınan Londra’daki “Boris Bike” benzeri bisikletlerden kiralayıp gezinebilir, sahil tarafında yer alan ve özellikle hafta sonu piyasa mekanı olan JBR Walk’da ister dolanıp isterseniz bireyler yiyip içerken gelip geçen insanlara ve ardı ardına geçen lüks arabalara bakabilirsiniz.

Gündüz ise plaj tarafı biraz kalabalık olsa da sizi üzmez. Burası Dubai'de yaşadığım dönemde en sık gittiğim plajdı. JBR Walk'dan kahvenizi, suyunuzu alıp keyfinize bakabilirsiniz.

Dünya Ticaret Merkezi / Dubai Finans Merkezi (DIFC)

1978’de inşa edilen DTM (WTC) Dubai’nin ilk gökdelenidir. Ayrıca yanında yer alan sergi salonları iş için Dubai’ye gelen pek çok insanın geliş nedenidir. Buranın esas önemi bence ev sahipliği yaptığı konserlerdir.

DIFC ise Dubai’nin en ilginç yerlerinden biridir. Gündüz jilet gibi giyinmiş bankacı ve borsacıların fink attığı ofis kompleksi aynı zamanda çok hoş restoranlara ve sanat galerilerine ev sahipliği yapar. Hafta sonlarında (Cuma-Cumartesi) galeriler kapalı olduğundan ziyaretinizi hafta içine denk getirmenizi öneririm.

Downtown Dubai

© Daniel Cheand
Adına kanıp da şehrin merkezi burası diye düşünmeyin. Burası da tamamen yeni inşa edilmiş bir bölge. En önemli özelliği ise dünyanın en büyük AVM’si olan Dubai Mall’un ve dünyanın en yüksek binası Burj Khalifa’nın burada yer almasıdır.

Buna ek olarak Dubai Mall’un etrafında dönen yolun kenarında yer alan cafe ve restoranlar, Dubai Mall’a komşu Souq Al Bahar ve yakında yer alan sanat galerisi/cafe The Pavillion görülebilir. Dubai Mall’un müzikli su şovu meşhurdur, günbatımını takiben her yarım saatte bir farklı müziklerle yapılır. Aslında en iyisi bir akşam yemeğinizi bu şovu izleyebileceğiniz restoranlardan birinde – Social House (Dubai Mall), Rivington Grill, Karma Cafe ve Abdel Wahab - yemek ve en az 3 şov izlemektir. Dubai Mall’un havuza tarafı restoranları ya da Souq Al Bahar’da yer alan mekanlar bu işi için idealdir. (Social House dışındaki restoranlar Souq Al Bahar’da yer alır ve alkollüdür)

Dünyanın en yüksek binası olan Burj Khalifa’ya Dubai Mall içerisinden çıkabilirsiniz. Lakin önceden internet üzerinden bilet almanız şiddetle tavsiye edilir zira günlük bilet bulmak zor. En tercih edilen saat olan 18:00 civarı için uçak biletinizi aldığınızda hemen çıkış biletinizi de alın. Bu arada yanılmıyorsam 400 dirhem gibi bir ücret ödemeyi göze alıyorsanız her an çıkabilirsiniz. Ramazan döneminde gündüzden hiç sıra beklemeden üstelik indirimli fiyattan çıkmak mümkündür.

Al Barsha / Al Quoz

Bu iki mahalle Dubai’nin en sevimsiz, hatta karaktersiz yerleridir. Bir çok depo, küçük işletme, tamirhane ve ofis bulunur. Buradan bahsetmemin iki nedeninden biri dağınık bir şekilde bu bölgede yer alan sanat galerileri ve atölyelerdir. Nokta atışı yapmak ve zaman kaybetmemek adına dubai art map'e göz atmanız ve ziyaretinize denk gelen sergileri belirleyip gitmenizi tavsiye ederim. Diğeri ise Dubai’nin ikinci büyük AVM’si Mall of the Emirates’dir ki bizim Akmerkez veya İstinye Park’tan büyüktür.

Çöl... bildiğin çöl!

Dubai neticede çöle kurulmuş bir şehirdir ve sahilden içeri doğru gittiğinizde çok değil 10dk içerisinde sarı kumlar gözükmeye başlar. Vaktiniz varsa ve mideniz bulanmayacaksa 4x4 araçlarla çöldeki kum tepelerinin üzerinden hoplaya zıplaya gezinti ve sonrasında bedevi çadırında yenilecek bir yemek için –ki buna çöl safarisi diyorlar- bir acenteden tur satın alabilirsiniz.


Benim size tavsiyem ise akşamüstü Bab Al Shams oteline gitmeniz, çölde çıplak ayak dolaşmanız ve günü teras cafesinde içki eşliğinde batırmanız yönünde olacaktır.

Yani?

Dubai öyle geze geze bitiremeyeceğiniz ve tekrar gelmek isteyeceğiniz bir yer değildir. Alışveriş, yeme-içme, plaj ve gece hayatıdır Dubai. Bana sorarsanız 4 bilemedin 5 gün yeter de artar. Bir haftalığına geliyorsanız Dubai yetmez, 2 gün/1 geceyi Abu Dabi’ye ayırmanız daha mantıklı olur. (Bir sonraki yazımda Abu Dabi’yi yazacağım ama Ağustos ayında BAE’ye gitmeyeceğinizi düşünerek acele etmiyorum)

Yeme-İçme / Gece Hayatı

Alışveriş sevemeyebilirsiniz ama yeme-içme konusunda Dubai sizi gerçekten mutlu edecektir zira dünyanın hemen hemen her yerinden göç aldığı için hem çok çeşitli mutfaklar var hem de dünyanın en ünlü restoranları.

Kendi önerilerimi yazacağım ama kendi seçimlerinizi kendi yeme alışkanlıklarınıza göre yapabilmeniz adına TimeOut Dubai sitesine bakmanızda fayda var. Ayrıca son dönemde keşfettiğim ve yemek turları düzenleyen Frying Pan Adventures sitesine göz atmanızı tavsiye ederim. Restoranlarda alkolsüz normal bir yemek iki kişi 200-300 dirhem (100-150TL), alkollü bir yemek ise bunun iki katından başlar ve gider. Daha hesaplı opsiyonlar da elbette mevcut. Bizim dönerimizin Ortadoğu’daki hali olan Shwarma (et olanının tadı baharatları nedeniyle bir garip, bence tavuk olanı daha iyi) ve yüksek Hint nüfusa paralel olarak şehrin her tarafında bulunabilecek Hint/Pakistan yemekleri 30-40 dirheme (15-20TL) karnınızı doyurmanızı sağlar. Bir de AVM’lerde bulunan food court’larda bulunan fast food opsiyonları ucuzdur.

Öncelikle BAE mutfağı diye adı konulabilecek bir mutfak yok gibi. Genelde Arap mutfağı denildiğinde aklınıza gelen ve bize de çok yabancı olmayan tatları pek çok Arap (genelde Lübnan) restoranlarında buluyorsunuz. Ben size Dubai Creek bölgesinde yer alan ve kanala sıfır Bait Al Wakeel’i öneririm. Jumeriah ve Marina’da yer alan Reem Al Bawadi çok ticaridir ama denenebilir. (Her ikisi de alkolsüz) İlla BAE yemekleri tatmak istiyorsanız havalimanı yakınında bulunan Festival City’deki Al Fanar öneriliyor.

Bir akşam yemeğinizi mutlaka Souq Madinat’daki restoranlardan birinde yiyin. Burada alkol de serbest ;) Gittiğinizde gözünüze kestirdiğiniz restoranda yer yoksa isminizi yazdırın ve sizi otellerin arasında dolaştıracak abra turu alın. Tavsiye edeceğim restoranlar ise MeatCo (etler süperdir) ve Toscana (İtalyan)’dır. Souq Madinat’da aynı zamanda barlar bulunur. Önerebileceklerim The Agency ve Belgian Beer Cafe’dir.

DIFC’de yer alan La Petite Maison, Caramel ve özellikle Zuma çok keyiflidir. Zuma’nın barı da gerek yemek öncesi gerekse gecenin devamında pek güzeldir. (Hepsi alkollü)

Sushi sevenler için DTM yakınındaki Bentoya’dır, tek geçerim. Alternatif olarak JBR’daki Umi düşünülebilir. (İkisi de alkolsüz) Daha hoş bir yemek ve geceye devam edilebilecek mekan olarak Okku önerilir.

İtalyan olarak size iki yer daha önerebilirim; Jumeriah Beach Hotel’in sahilindeki La Veranda ve Festival City’deki Jamie Oliver’ın restoranı (her ikisi de alkollü)

Balık yemek isterseniz alkolsüz ama ucuz olsun derseniz Baracuda (Jumeriah Beach Road) alkollü olsun derseniz Jumeriah Beach Resort içindeki Filuka derim. Filuka’da yemek sonrası aynı tesis içerisinde yer alan, bizim Anjelique benzeri Sho Cho gecenin devamında hoş olur.

Özlemezsiniz ama ben yine de yazayım, şehirde Köşebaşı (JBR Walk), Istanbul Flowers (Healtcare City), Anatolian Grill (Ibn-i Batuta Mall) ve benim favorilerim olan Harput Kebap (Al Barsha, Holiday Inn arkası) ve Tike/Zurna (Safa Park karşısı) gibi pek çok Türk lokantası var. (Hepsi alkolsüz)

Kahvaltı için JBR’daki Paul ve LPQ veya benim favorim olan Jumeriah Beach Road’da, Jumeriah Camii yakınındaki Lime Tree Cafe önerilir. Bizim Pazar kahvaltısının muadili burada Cuma “brunch”ıdır. Daha doğrusu günü Cumadır ama popülaritesi ve önemi çok daha büyüktür. Zeytin-peynirinden ıstakoza, çaydan şampanyaya uzanan geniş ve oldukça abartılı açık büfeleri o coğrafyanın şatafat sevgisi ile birleştiğinde enteresan durumlar ortaya çıkar. Souq Madinat içerisinde yer alan Al Qasr otelin brunch’ı (alkollüdür) pek çok kişinin favorisidir.

Cavalli
Gece hayatına gelince... Dubai gece kulüpleri açısından oldukça zengindir. Cavalli (Fairmont Hotel / Lüks pavyon kıvamıdır), Armani Prive (Armani Hotel – Burj Khalifa), Amika (The H Hotel) ve Budha Bar. İçkinizi bardan alır ve etrafta takılırsanız geceyi kişi başı 400-500 dirhemin (200-250TL) altında bitirmek mümkün olabilir. Masaymış, şişeymiş bir bilgim yok lakin duyumlarım var; 5-6 kişilik bir masa için en az 5.000 dirhem ve üzeri harcama şartı sizi şaşırtmasın.

Daha hesaplı çıkışlar için adresler Barasti (plajdadır, iyidir), Jambase (canlı müziği vardır), One & Only Rooftop Bar, Jetty Lounge (pek güzeldir, popülerdir), 360 (denizin üstündedir, esebilir) ve Neos’dur (Address Hotel Downtown / 39ncu kat olması sebebiyle gece manzarası güzeldir)

Ne zaman gidilir?

Haziran – Eylül dönemini aklınızdan geçirmeyin bile. Sıcaklık gündüz 40-45 gece 30-35 derece civarında. Mayıs ve Ekim ayları ise bizim Ağustos gibi. Dolayısıyla Dubai’ye gitmeye niyetleniyorsanız Kasım-Nisan arasında bir tarih düşünün. Belirtmeden geçmek olmaz Ocak-Şubat civarı gece sıcaklıkların 10-12 dereceye kadar düştüğü geceler ve denize girilmeyen günler olmakta. Bu tarihlerde gidiyorsanız akşamları üzerinize alacağınız bir sweat-shirt ya da ince bir kazak alabilirsiniz.

Nasıl gidilir?

Türkiye’den BAE’ye her gün birden fazla uçak var. THY hem Dubai’ye (günde iki defa) hem de Abu Dabi’ye (her gün) uçmakta. Emirates günde iki defa Dubai’ye, Etihad her gün Abu Dabi’ye uçmakta. Ayrıca low-cost olarak Pegasus ve FlyDubai Dubai’ye, Air Arabia Sharjah’a her gün olmasa da uçuşları mevcut. Abu Dhabi – Dubai arası araba ile 1 saat, Sharjah – Dubai arası 25-30dk. Bu nedenle ucuz bilet bulduğunuz havayolu ve şehre göre programınızı uydurabilirsiniz. Uçuş süresi ortalama 4 saat.

Vize

Türkiye ve BAE karşılıklı olarak vatandaşlarına vize uygulamakta. Lakin bu vize işi düşündüğünüzden daha kolay. Şayet Emirates, Etihad veya THY ile uçuyorsanız evraklarınızı gönderiyorsunuz, havayolları sizin adınıza bu vize işini hallediyorlar. Pegasus veya başka bir havayolu ile uçuyorsanız seyahat acenteleri de vize konusunda yardımcı oluyorlar. Vizeler elektronik vize olarak eposta adresinize geliyor. Yapmanız gereken tek şey bu vizenin bir çıktısını almak.

Pasaport kontrolü ve göz taraması biraz vakit alabiliyor. Dubai Havalimanı’nda 2012 yılında yerleştirilen yeni tip pasaport bankolarında her iki işlem bir arada yapılabiliyor. Diğer havalimanlarından giriş yapıyorsanız önce göz taraması sonra pasaport kontrolüne geçiliyor.

Nerede Kalınır?

5 yıldızlı otellerden önerebileceklerim One & Only - The Palace, Jumeriah Beach Hotel, Address Hotel Downtown ve Al Qasr olur. JBR’daki Hilton ve Sheraton, Media City’deki Radisson 4 yıldızlı güzel otellerdir. Media City’deki Holiday Inn Express, Al Barsha’daki Ibis ve Holiday Inn nispeten ucuz alternatiflerdir. Ayrıca JBR bölgesindeki apart odaları da araştırabilirsiniz. Palm Jumeriah adasındaki oteller ulaşım açısından sorunludur. Dubai Creek ve havalimanına yakın otelleri ben tavsiye etmem ama ucuza denk getirirseniz neden olmasın. Yeri iyi ama ucuzlardan Ibis otelin gecesi oda başına 90 dolar civarındadır, gerisini siz hesaplayın.

Ne alınır?

Deve sütü çikolata, hurma, “deve çıkabilir” trafik levhası, Arap işi lambalar, amber, tütsü ve ıvır zıvır hediyelikler alınabilir. Her ayın ilk Cumartesi günü Safa Park’ta bir bit pazarı kurulur ama eskiden eşyadan çok Çin malı vardır... yine de bakılabilir. Size zaman kazandıracak bir not; Dubai Outlet Mall zaman kaybıdır.

Aklınızda bulunsun...
  • Başta dediğim gibi BAE ve Dubai pahalıdır, paralı turist sever, backpacker’ı süründürür.
  • 1TL yaklaşık 2 Dirhemdir, hesabı kolaydır. 1 dolar 3,67 dirhemdir ve fikstir. ATM kartlarınızla para çekebilirsiniz, çok nakit getirmeye gerek yoktur.
  • Ülkede Cuma günü bizim Pazar günümüze denk gelir, eski şehirdeki pek çok dükkan kapalıdır.
  • Metrosu (viyadükler üstünde gideninden) mevcuttur ve pek çok yere ulaşımınızı sağlar.
  • Taksiler Istanbul’a göre ucuzdur, taksimetrelidir ama mesafe ne olursa olsun minimum 10Dhs alırlar. Bir de havalimanından bindiğinizde ekstrası vardır.
  • Taksi şoförleri Hintli ya da Pakistanlıdır ve gideceğiniz yeri bilmeseler bile biliyor gibi davranabilirler.
  • Eski şehir tarafında bulunan souq’larda pazarlık yapın
  • Alkol sadece otellerde serbest ama genelde oteller çok geniş alanlarda olduğundan ve gidilebilecek mekanlarda buralarda olduğundan sorun yok.
  • Ülkenin şeriatla yönetildiğini aklınızdan çıkarmayın; sokakta sarhoş dolaşmayın, halka açık mekanlarda öpüşüp koklaşmayın, kılığınıza kıyafetinize biraz özen gösterin (özellikle kadınlar), alkollü araç sakın kullanmayın, üzülmeyin.
  • Ülkenin kurucusu Sheikh Zayed ve mevcut yöneticileri hakkında etrafta ileri geri konuşmayın, üzebilirler.
  • Fotoğraf çekerken özellikle yerel halk kadraja giriyorsa dikkatli olun, kadınların fotoğrafını çekmeden önce izin isteyin zira problem olabilir.
  • BAE’den bakıldığında Türkiye kendilerine yakın Müslüman bir Avrupa ülkesi, Türkler de sevilen insanlardır.
  • Türk dizilerine hayranlar, özellikle dizileri takip eden biriyseniz epey muhabbet konunuz var demektir.
  • Plakalardaki sayı ne kadar küçükse sahibi o kadar zengindir
  • Laban bizim ayranın kardeşidir, Türk kahvesi ise kakuleli gelir, dikkat.
  • Dubai’nin gelişmesi ve inşaatı bitmez.
  • Elektronik eşyalarda Dubai her zaman ucuz olmayabilir. Dubai Shopping fest ve GITEX fuarı döneminde ciddi indirimler yakalanabilir.
  • Art Dubai şehrin ve bölgenin en önemli sanat etkinliğidir, denk getirilmesinde fayda vardır.
  • THY milleri ile uçacaksanız Dubai için yer bulamazsanız Abu Dabi’yi deneyin.
Yararlı olabilecek linkler:
Yol Gidenindir!

26 Temmuz 2013

Yol Gidenindir!

Yıllardır gezip gördüğüm şehirleri, ülkeleri tamamen kişisel gözlemlerime, yaptığım sohbetlere ve yaşadığım deneyimlerime dayanarak kendimce bu blog üzerinden sizlerle paylaşıyorum. Yazılarıma başladığımda memlekette gezi yazısı yazanlar iki elin parmaklarını geçmeyecek sayıdaydı ve pek çoğu gazete köşelerinde ücretsiz uçak bileti alığı havayolunun, misafir edildiği otelin buram buram reklamları kokan yazılar yazıyorlardı.

Çıkış noktam da bu oldu. Yurtdışına seyahat etmenin zaten soru işaretleri ile dolu olan niyet ve hazırlık aşamasında insanlara samimi, ticari olmayan gezi notları aktarmak, gidilecek yerde işlerine yarayacak bilgiler vermek ve seyahatlerini bir nebze olsun daha keyifli kılmak adına yazmak üzere Yol Gidenindir! dedim.

Bundan iki gün önce blogumun Seyahat Blog Ödüllerine aday olduğunu öğrendim. Üşenmedim tüm seyahat bloglarına göz attım. İçlerinde benim tarzıma yakın, oldukça yararlı olanlar da var, blog olmaktan çıkmış, evrim geçirip sıkıcı web sitelerine dönüşmüş olanlar da. Bir de tematik seyahat blogu olarak tanımlayabileceğim, çok da hoşuma giden iki blog var. Herkesin emeğine, ayaklarına ve ellerine sağlık.

Yol Gidenindir! Blogumun aday olması beni mutlu etti. Daha fazla insana ulaşmak, faydalı olmak adına bu mutluluk. Kişisel bir tatmin de var elbette işin içinde.

Ben tüm takipçilerime Seyahat Blog Ödülleri sitesini ziyaret etmelerini, farklı bloglara göz atmalarını tavsiye ederim. Yol Gidenindir! için vereceğiniz oylar için de şimdiden teşekkür ederim.

Not: Bir önceki yazımda bahsettiğim BAE - Dubai yazısı bitmek üzere. İlgili linkler ve fotoğraflar eklendikten sonra pek yakında yayında olacak...

03 Mayıs 2013

Dubai - Skydive

Uçuş Tutkusu...

Her havacı uçmayı sevecek diye bir kural yok elbette ama benim gibi bu mesleğe gönül verenlerin pek çoğu için uçmak, gökyüzünde olmak, bulutların üstüne çıkmak ayrı bir keyif konusudur. Severiz havalarda olmayı kuş misali...

Benim için hayattaki en hoş manzaralardan biri uçağınızın kapalı havayı geride bırakıp belirli bir yükseklikte, bulutların üzerinde sizi güneş ile buluşturduğu andır. Kimileri için de dünyayı yukarıdan, normalde görmediğimi bir açıdan görmek, şehirleri havadan keşfetmektir. O nedenledir ki pek çok yolcu cam kenarı koltukları tercih eder, özellikle iniş ve kalkışlarda gözler cam ve ötesinde olur.

Sınırları zorlamak!

Elbette tüm bu anlattıklarım modern teknoloji ürünü uçakların içinde, rahat rahat koltuğunuzda otururken deneyimlediğimiz güzel anlardır. Ya da pilot lisansı olan havacılık tutkunları kendi uçakları ile yaptığı uçuşlarda bu tip güzel anları yakalarlar.

Bir de işin diğer boyutu var; gerçekten uçanlar...

Skydiving yani Türkçe olarak gökyüzü dalışı ya da serbest paraşüt, insanın deneyimleyeceği en uç, en ekstrem uçuş deneyimi. Dünyada pek çok kişi bu ekstrem spora gönül vermiş durumda. Bunun yanında profesyonel sporculara bağlı olarak yapılan tandem atlayış ise belirli kriterlere uyan herkesin yaşayabileceği bir olay...

Adım adım atlayış

İlk olarak boy/kilo ölçümünüz yapılıyor zira beden kütle endeksi 27,5 ve üzeri olanların atlaması mümkün değil. Daha sonra tandem atlayacağınız hocadan kısa bir eğitim alıyorsunuz. Uçakta yapmanız gerekenler, atlayıştan hemen önce nasıl durmanız gerektiği, atlayışla birlikte vücudunuzun alması gereken pozisyon ve benzeri tüm gereken bilgiler size ayrıntılı olarak anlatılıyor. Ardından sizi atlayış yapacağınız hocaya bağlayacak olan ekipmanı giyiyorsunuz. Gerekli güvenlik kontrolleri sonrasında uçağa binmek üzere piste doğru yola çıkıyorsunuz.

DHC-6 Twin Otter uçağımız pistte kısa bir koşu sonrası havalanıyor ve oldukça dik bir açı ile tırmanışını yapıyor. Yaklaşık 2500-2600mt irtifaya geldiğimizde atlama kapısının açılması ile heyecan tavan yapıyor. Atlayıştan saniyeler öncesinde aşağı baktığınızda aklınızdan geçenleri burada yazmam mümkün değil... saydırıyorsunuz :) Atlayışın ilk 3-5 saniyesinde zaten film kopuk.


2000 küsur metreden atlayıp yaklaşık bir dakika boyunca saatte 200km civarında bir hız ile serbest düşüş, yani free fall yapıyorsunuz. Bu sırada vücudunuzun tüm hızı ile pompaladığı adrenalin tavan yapıyor ve hiç bir şey düşünmeden, sadece o anın keyfini yaşayarak gökyüzünde uçuyorsunuz… ya da kelimenin tam anlamıyla düşüyorsunuz.

Serbest düşüşün ardından hocanın açtığı paraşütle biraz sarsılıyorsunuz ama hemen ardından serbest düşüş kendini gökyüzünde süzülmeye bırakıyor, size de manzaranın keyfini çıkarmak kalıyor. Yaklaşık 4-5 dakikalık bir inişin ardından ayaklar tekrar toprağa basıyor. Vücudunuz ve beyniniz size isyan ederken, siz inanılmaz bir deneyimin getirdiği keyifle ayağa kalkıyorsunuz.

Skydive Dubai

Havacılık ciddi iştir ve kuralları maalesef üzücü olaylarla yazılmıştır. Bu genelleme paraşüt ve skydiving için de geçerli zira hata affetmeyen bir spor. Zaten bu nedenle uluslararası sertifikasyonlara ve uzman profesyonellere sahip, güvenilir “drop zone” yani atlayış merkezlerinde bu işe kalkışmanız çok önemli.

Skydive Dubai bu merkezlerden biri. Şayet yolunuz Dubai’ye düşecekse zaman ayırıp siz de bu deneyimi yaşamayı planlayabilirsiniz. Ufak bir not; her gün belirli sayıda atlayış yapılabildiğinden 2-3 hafta önceden rezervasyon yapmanız tavsiye edilir.

Dünyadaki tüm atlayış merkezlerinin listesini ise dropzone.com sitesinden öğrenebilir, bir sonraki seyahatinizi buna göre ayarlayabilirsiniz.

Türkiye’de durum

Ülkemizde şu anda tandem atlayış yapabileceğiniz üç uçuş merkezi bulunuyor. Bunlar Antalya (Manavgat), Selçuk (Efes) ve Ankara (Etimesgut). Efes’teki merkez hem pek çok uluslararası organizasyona ev sahipliği ile hem de atlayış esnasındaki manzara itibariyle öne çıkıyor. Türkiye’de bu işler THK çatısı ve denetiminde gerçekleşiyor.

www.dropzone.com sitesinden hem fiyatlar hakkında bilgi edinebilir hem de daha önce atlayış gerçekleştiren kişilerin deneyimlerini okuyabilirsiniz.

İyi uçuşlar…


Not: 2,5 yıldır yaşadığım BAE'nin her iki şehri (Dubai ve Abu Dhabi) hakkında gezi yazıları pek yakında sizlerle...



03 Nisan 2013

Bugün itibariyle 36 ülke, sanırım 50+ şehir/bölge gezilmiş görülmüş. 2013-2014 döneminde ise Brezilya, Kamboçya, Vietnam ve Küba planları mevcut.

Elbette her an her şey olabilir zira Yol Gidenindir!


visited 36 states (16%)
Create your own visited map of The World