28 Kasım 2012

Katar - Qatar

Bu yazımızda son zamanlarda adı sıkça dünyanın politik olarak dalgalı ülkelerindeki değişimle birlikte anılan, Basra Körfezi'ninde yer alan Katar Emirliği'ne gidiyoruz...

Geçtiğimiz ay Qatar Airways uzun zamandır beklediği Boeing 787 Dreamliner uçaklarından ilkini teslim aldı. Normalde bu uçakları orta menzilli ve talebin yüksek olduğu hatlarda kullanmayı planladıklarını şirkette çalışan bir arkadaşımla yaptığım sohbetten biliyorum. Lakin hem uçuş ekiplerinin uçağa alışması için hem de tanıtım amacıyla bu yeni nesil uçağı bir süreliğine Doha - Dubai hattında kullanıyor. İşte ben de bu fırsattan yararlanarak hem uçağı deneyimlemek hem de uzun zamandır gitmeyi planladığım Doha'yı gezmek üzere 24 saatliğine Doha'ya uçtum.

Katar

Emirlik 1913 yılında Osmanlı egemenliğinden çıktıktan sonra diğer körfez ülkeleri gibi uzun bir süre İngiltere'nin himayesinde kaldıktan sonra 1971 yılında tam bağımsızlığına kavuşmuş. Buna paralel olarak 1940'lı yıllardan itibaren petrol ve daha sonraları bulunan ve dünyanın en büyük doğal gaz rezervleri sayesinde ekonomik olarak gelişen Katar Emirliği bugün hem dünyanın en zengin ülkesi hem de IMF'nin Nisan 2012'de açıkladığı rakamlara göre 102.000$'lık kişi başı milli gelir ile zirvede yer almakta. Rakamın büyüklüğünü anlamak için bir karşılaştırma yapalım; Türkiye'ninki 17.500$, İsviçre'ninki ise 43.369$.

Doha

Bu zenginliğe ve uzunca zamandır dünya medyasınında yer bulan heyecanlı projelere rağmen Doha henüz oturmamış, devasa bir şantiye şehir. Dünyanın en zengin ülkesinin başkenti denilince aklınıza ne geliyor bilmiyorum ama şehrin hemen hemen her tarafında bir inşaat ya da peyzaj düzenlemesi yapılıyor. Hatta diğer körfez şehirleri ile bir karşılaştırma yapmak gerekirse ciddi bir ekonomik kriz atlatan Dubai'nin projelerini tamamlayıp oturtması için 2-3 yıl, Abu Dhabi'nin 4-5 yılı varken Katar'ın en az 10 yıla ihtiyacı var. Zaten bu gerçek ülke yöneticileri tarafından da bilinmekte ki hedef olarak 2022 yılında Katar'da düzenlenecek olan FIFA Dünya Kupası belirlenmiş. Ülke henüz kendi turizmini yaratamamış durumda olmasından dolayı Qatar Airways ile uçarken 24 saatliğine Doha'da yapılacak bir stopover veya değişik bir şehri görmek ve kültürü tanımak için ayrılacak bir haftasonu bence ideal olur. Detaylı bilgi için Katar Turizm Ofisinin sitesine göz atabilirsiniz.

24 Saat - Birinci Yarım Gün

Doha'ya öğlen saatlerinde vardım ve ilk olarak şehrin biraz dışında yer alan Arap Modern Sanatlar Müzesi'ne (Arab Modern Museum of Art) ya da yerel adı ile Mathaf'a gittim. Burası Doha Education City'de eski bir okul binasından 2010 yılında müzeye dönüştürülmüş küçük ama güzel bir müze. Giriş ücretinin 25 Riyal olduğu müzedeki güncel sergileri ve açılış saatlerini websitesinden kontrol edebilirsiniz.

Benim ziyaretim esnasında 'Tea with Nefertiti' ve 'Forewer Now' isimli iki sergi vardı. Mısır koleksiyonlarının 19ncu yüzyıldan günümüze olan hikayesini modern bir dille anlatan 'Tea with Nefertiti' beni oldukça etkiledi.

Bu arada yararlı bir not; dönüş için resepsiyondan taksi isteyebilir ve beklerken müzede bulunan küçük cafe'de bir şeyler  içebilirsiniz.

Günün devamında Doha'nın kültür kompleksi olarak tanımlanabilecek ve içerisinde sanat galerileri, tiyatro salonu, amfi tiyatro ve restoranlar bulunan KATARA'ya gittim.

Burada Firooz Zahedi tarafından hazırlanan, Elizabeth Taylor'un 1979 yılında İran'a yaptığı gezinin fotoğraflarından oluşan sergiyi, Eric Parnes'in Neo-Orientalism olarak tanımladığı 'I dream of Jeannie: I see Demons' isimli ilistürasyon sergisini ve Yan Pei-Ming'in 'Painting the History' sergisini gezme fırsatı buldum.

Kompleksin deniz tarafında ise Doha Tribeca Film Festivali'nin açık hava etkinlikleri yapılmaktaydı. Giriş ücretinin olmadığı kompleksdeki güncel sergileri ve açılış saatlerini websitesinden kontrol edebilirsiniz.

Akşam ise Doha'nın tarihi ve otantik semti olan Souq Waqif'a gittim. Buraya gündüz yerine akşam saatlerinde gitmenizi şiddetle tavsiye ederim zira hava karardıktan ve ışıklar yandıktan sonra körfezde belki de 'doğu'yu yaşayabileceğiniz harika bir yer oluyor. Bizim Kapalı Çarşı benzeri bir yapısı var.

Ana caddesi biraz turistik ama birbirini rastgele kesen uzun, dar ve dolambaçlı sokaklarında gezerken kah baharat kokuları geliyor burnunuza, kah tenekecilerin dükkanlarının saçaklarına astıkları çaydanlıklar takılıyor gözünüze. Kumaşçılar ve oyuncakçıları geçtikten sonra kuş pazarına varıyorsunuz. Buradaki sokak kebapçısında kendinize oldukça hesaplı ve lezzetli bir ziyafet çekebilirsiniz. Yandaki resim görülen sofra 18 Riyale, yani 8,5 TL'ye kuruldu.

Çay için hemen yan sokaktaki bakkaldan bozma çayhaneye uğrayın, küçük taburelere oturup esnafla sohbet edin... eminim iyi gelecek ruhunuza :)

24 Saat - İkinci Yarım Gün

Sabah erkenden kalkıp iki lokma birşeyler atıştırdıktan sonra Doha'nın en önemli müzesi olan İslam Sanatları Müzesi'ne (Museum of Islamic Art) gittim. Üç katlı müzenin en üst iki katı daimi sergilere ayrılmış durumda ve giriş ücretsiz. Tüm İslam ülkelerinden eserlerin sergilendiği bu katlar bizim ülkemizdeki sergilerle karşılaştırıldığında biraz sönük kalmakta. Giriş katındaki salonda ise dönemsel sergilere ayrılmış durumda ve girişi ücretli. Benim ziyaretim esnasında geçmişte Arap harfleri ile yazıya dökülen dillerin (Arabick) konuşulduğu ülkelerin - ki buna Osmanlı da dahil - kültür, moda, astronomi gibi pek çok alanda Avrupa ve batı medeniyetine etkisi üzerine olan, 'Arabick Roots' isimli ilginç bir sergi vardı.

Kaçırdığıma üzüldüğüm sergi ise bugün halen pek çok konuda batı medeniyeti tarafından domine edilen tıp, astronomi, coğrafya vb. alanların 7nci ve 17nci yüzyıllar arasından doğu medeniyeti tarafından atılan temellerini konu alan '1001 Inventions' oldu. Bu sergi ile ilgili videoyu buradan izleyebilirsiniz.

Pearl

Benim gitme fırsatım olmadığı, Doha'nın en yeni ve modern yaşam merkezine siz zaman ayırın ve gidin. Porto Arabia'da dünyaca ünlü markaların dükkanlarını ve çeşitli yeme-içme alternatifini birarada bulabilirsiniz. Pearl aynı zamanda pek çok kültürel etkinliklere de ev sahipliği yapmakta.

Yeme - İçme

Bir Türk olarak hiç bir Arap ülkesinde kendinizi çok yabancı hissetmezsiniz diye düşünüyorum. Bazı yemeklerde bizden daha fazla tatlı baharat kullanıyorlar o kadar. Farklı lezzetler tatmak istemiyorsanız kahvaltıda şakşuka (menemen), zeytin, labne ve çay, yemeklerde tavuk şiş, kuzu şiş, humus, tabouleh salatası, babaganuş (patlıcan salata), kibeh (minik içli köfte) gibi tanıdık tatlara takılın.

Gece Hayatı

Tüm körfez ülkelerinde olduğu gibi burada da alkol satışı yasak ve tüketimi otellerin barları ile sınırlandırılmış durumda. Hal böyle olunca gece hayatı da otellerde yaşanıyor. Lakin mekanlara giriş için ya o otelde konaklıyor olmanız ya da mekana üye olmanız gerekiyor. Elbette yanınızda ağır biri varsa durum değişir ama siz işinizi sağlama alın, rezervasyonunuzu yaparken otelinizi buna göre seçin.

Nasıl gidilir?

Qatar Airways'in Istanbul ve Ankara'dan direkt Doha uçuşları bulunuyor. Qatar Airways dünyanın sayılı 5 yıldızlı havayollarından biri. THY ise sadece Istanbul'dan Doha'ya gece uçuşları gerçekleştiriyor ki gün kazanmak için düşünülebilir. Doha'ya uçan low-cost havayolu mevcut değil.

Ne zaman gidilir?

Tüm körfez ülkeleri gibi Katar'da da ılıman çöl iklimi hakim (ılıman tarafını kim uydurdu bilemiyorum!). O nedenle hava sıcaklıklarının gölgede 40 derecenin üstünde olduğu Haziran-Ağustos dönemini aklınızdan bile geçirmeyin. En güzel dönemi Kasım-Şubat arasıdır, diğer aylar sıcaktır ama idare eder.

Yol Gidenindir!

1 yorum:

glcn dedi ki...

qatarda yasayan biri olarak yazinizi merakla okudum :) pearl e gitmemeniz buyuk kayip olmus gercekten..haklisiniz 10 seneye daha ihtiyaci var qatarin,gerci hersey bitmis olsaydi biz muhendislere burada ihtiyac olmazdi :)