09 Ekim 2011

Singapur - Singapore

Singapur Gezi Notları

Şubat 2009'da Goa'dan başlayan Hindistan turu sonlara yaklaşırken Kemal Abi ile gezinin devamında nereye gidilebileceği konusunu yavaş yavaş netleştiriyorduk. Diğer taraftan Sona o tarihlerde Koh-Phangan'da olacaktı ve uzun zaman sonra bir dostu oralarda görme şansı da vardı. Gezinin sonu Tayland olarak gözüküyordu da Hindistan'dan Tayland'a nasıl gidilir sorusu cevaplanmalıydı. Aslında Madras'dan tek uçakla Bangkok'a gidilebilirdi ama bu seçenek hem maddi olarak en uygunu olmayacaktı hem de backpacker olarak gezmenin ruhuna çok uymuyordu... neticede ulaşmak ya da gitmek ayrı bir şey gezmek ayrı bir şey.

Madras'dan Sri Lanka aktarmalı Singapur uçak biletlerimizi aldığımızda çok daha keyifli ve iki ülke daha görebileceğimiz ekonomik bir programa sahiptik. Önce Singapur'u görecek, ardından tren ile Kuala Lumpur'a geçecek, sonrasında da yine trenle Penang üzerinden Tayland'ın Surat Thani şehrine varacaktık. Buradan da tekneyle Koh-Phangan'a geçilecekti, geze geze gidilecekti.

Singapore Changi Airport

Bunca yıldır seyahat ederim (bugün itibarıyla havacılık sektöründe 12 yılı geride bıraktım) ben böyle bir havalimanını henüz başka bir yerde görmedim. Şöyle bir aklınızdan geçirin en büyük ve sizi en şaşırtan havalimanlarını; Londra Heathrow T5, Zurich, Abu Dhabi T3, Dubai vs... hepsinin hakkını teslim edip bir kenara koyun, burası (Changi) gerçekten bir başka dünya.

Bir de düşünün ki bu havalimanına, uzun zaman Hindistan'da zaman geçirmiş ve beklentilerinizi minimumda tutmayı öğrenmiş biri olarak indiğinizi... yalan söylemeye gerek yok; etkileniyorsunuz.

Her şey bu kadar mı ince düşünülmüş, saat gibi tıkır tıkır işler diye kendinize sormadan edemiyorsunuz. Uçağımızdan inip, çantalarımızı alıp metroya binişimiz toplam bir saatten az bir sürede gerçekleşti. Metro ile şehir merkezine inmek yaklaşık 30dk sürüyor. Metro bir süre yeryüzünde hatta viyadüklerin üzerinde gittiği için şehrin dış mahallelerini görme fırsatınız oluyor.

Little India

Şimdi hatırlamıyorum ama sanırım Kemal Abi'nin bir yerlerden edindiği bir Lonely Planet Singapur kitabı vardı. Genelde hiç bir yerde LP kitaplarında yazanları körü körüne uygulamıyorduk zaten. LP genel olarak yol yordam gösterir ama aslında sizin kendi maceranız esastır. Backpackerlar Chinatown ve Little India'nın kesiştiği bir alanda kendilerine yaşam alanı bulmuşlar. Burada ilk gittiğimiz guest house gayet temiz ve hoş bir yerdi lakin odalar 6 kişilik yurt tipiydi ve bagajlarını odaya alamıyorduk. (adam başı 22SGD) Bu nedenle biz hemen yakınlardaki bir iki otele baktıktan sonra geceliği 60SGD olan HS Haising Hotel'de karar kıldık. Adını yazıyorum ki siz sakın gitmeyin diye ;) Odanın camı yoktu, kapı açıldığında yatak-banyo kapısı-oda kapısı üçgeninde iki kişi zar zor ayakta durabiliyordu. Parasını peşin ödememiş olsak hemen yan sokakta çok daha hoş Santa Grand Hotel'de de kalabilirmişiz geceliği 98SG Dolarına. Defterime, biraz da sinirle, söyle not düşmüşüm; ...burası kesinlikle backpackerlar için uygun bir yer değil. Fiyatlar Istanbul'un biraz üzerinde. Hindistan ile karşılaştırmak elbette doğru olmaz ama yine de çok pahalı. Kutu gibi bir odaya 60SGD ödedik! 


Riverbanks - CMD - Orchard Road

Singapur nehri şehri ikiye ayırıyor. Kuzeyde Colonial Distrcit, Little India, güneyde ise CBD ve Chinatown. Boat Quay denilen ve bölgedeki ilk ticaretin başladığı yer nehrin denize döküldüğü yerin hemen içerisi. Zaten İngilizler de burayı kolonileştirdiklerinde bu bölgeye yerleşmişler. Dolayısıyla şehrin bu tarafı ticaretin döndüğü batılı ve Çinli taraf olmuş.

Bugün bu bölgede nehir kıyısında publar ve restaurantlar, onların hemen arkalarında ise uluslararası şirketlerin genel müdürlükleri ve Asya merkez ofislerinin bulunduğu koca koca binalar. Yani İngilizler halen orada ;) Kendine bir süre baktıran değişik bir manzara.

Akşam yemeğini "battı balık yan gider" kuralını uygulayarak Boat Quay'deki publardan biri olan Harry's'de yedik. Bira 11.22SGD, Hamburger 15.89SGD toplam hesap 108SGD. Fakat uzuuun zaman sonra öyle bir keyfi yaşamak güzeldi.

Orchard Road ise bizim Bağdat Caddesi'nin daha genişi, yüksek binalısı ve yeşili olarak düşünülebilir. Hem gece hem de gündüz gayet canlı ve keyfili. Tümünü keşfetmeniz bir-iki gün alır zira pek çok dükkan ve alışveriş merkezi mevcut. Biz üstün körü baktık ve geçtik ;)

Ucuz Şehir Turu

İlk günden anlaşıldı ki burası backpacker yeri değil, hayat pahalı ve burada normal turist gibi davranmazsan hayat zor. Biz de bu işi en ekonomik yoldan çözmek için iki karar aldık; ikinci gece kalmayacaktık ve şehir turunu iki katlı Hippo tur otobüsleri ile yapacaktık.

Bunların iki rotası var ve istediğiniz kadar indi-bindi yapabiliyorsunuz. Sabah ilk sefer (09:00) ile yola çıktık, öğlen rota değiştirip sistemin etinden sütünden sonuna kadar yararlandık ve son otobüs ile (18:30 kalkış) Orchard Road'a yakın bir yerde indik. Ayrıca püfür püfür şehri gezmek de güzeldi.

Şehrin geneline baktığınızda her bina zaten bir mimari harika, bir tasarım. İngilizlerin imparatoluk dönemi binaları da yeni yapılan müzeler de şehrin kendisi ile uyumlu ve güzel. İklimi yağışa müsait olduğu için her binanın altında bizim Harbiye'deki sıra binalar gibi üstü kapalı pasajımsı kaldırımlar mevcut. Böylelikle yağmur yağarken minumum ıslanarak yürümeye devam etmeniz mümkün. Tabi yağışı bol olunca şehir her yerden bir bitki ya da ağaç fışkıran yemyeşil bir şehir oluyor.

Biraz daha okumak öğrenmek isteyenler için güzel bir link paylaşmak istiyorum; Wikitravel

Singapore - Kuala Lumpur

İlk ve tek tam günümüze noktayı saat 19:00 gibi Orchard Road'da koyduk ve gece 22:00'de Singapur'dan kalkan ve sabah 06:23'de Kuala Lumpur'a varan yataklı trene (38SGD) yetişecek şekilde önce otele sonra da gar'a doğru yola çıktık.

Bu kısa ziyaretten ve Singapur'a dair genel notlar;
  • Singapore Visitor Center bugüne kadar en iyi hizmet aldığım turizm bürosu olmuştur, üstelik 30dk ücretsiz internet hizmeti de cabası
  • Toplam 4.7 milyon nüfuslu küçük ama büyük bir ülke
  • Garip kuralları ve temizlik takıntıları olduğu doğru ama abartıldığı kadar değil
  • Çinlisi, İngilizi, Hintlisi, Malezyalısı, Avrupalı expat'ı hepsi bir arada yaşamakta, her din de özgürce yaşanmakta
  • Singapur şehri, New York'tan sonra dünya üzerinde gördüğüm, batı dünyasını ve kapitalizmi temsil eden, size bunu hissettiren ikinci şehir
  • Şaşırtıcı ama kapitalizmi en medeni şekilde uygulayan inanılmaz güzel bir şehir
  • Red Dot Design, SQ Art Museum ve daha pek çok müzesi için tekrar gelinesi bir şehir
  • Havalimanı içerisindeki Kelebek Parkı ve havuz için bağlantılı uçuşun biraz ötelenebileceği bir şehir
  • Singapur'un tarihi hikayesi de enteresan. İngilizlerden sonra Malezya'nın bir parçası olmakla bağımsız olmak arasında gidip gelen, Çinli ve Malay kökenlilerin itişmesi arasından önce resmi olarak Malezya'ya katılan fakat ardından bu birlikteliği yürütemeyip kendi yolunu çizen ufak bir şehir devleti. 
  • Singapore Airlines ise henüz Emirates, Etihad ve Qatar piyasada yokken yepyeni Boeing 747'leri ve mükemmel servis anlayışı ile Avrupa havayollarına kök söktüren bir havayoluydu, yazık ki uçmak kısmet olmadı

6 yorum:

Hannah dedi ki...

Yazılarınıza hayran kaldım. Nasıl bukadar yer gezebiliyorsunuz? Lütfen 'sadece gezme aşkı,bir tutkudur gezmek' tarzı klişe sözler söylemeyin. Hepsi bende var ama olmuyor..
Eğer zenginseniz ve paranızı dünyayı görmeye harcıyorsanız, sizi yazılarnız harici tanımayan ve sizin de hiç tanımadığınız biri tarafından koca bir tebrik hakettiniz :)

Borga Dinçler dedi ki...

Merhaba Hannah,
Yorum ve tebrik için teşekkürler. Bu kadar yeri yıllar içerisinde gezdim ama düşündüğün gibi znegin olup da parasını seyahate ayıran biri değilim. Ben de çalışan bir insanım.

Şansım uzun yıllar havayollarında çalışıyor olmam ve çalışanların sahip olduğu ucuz bilet haklarından yararlanmam oldu. Fakat Singapur'a gittiğimde (ki Hindistan'dan geçtik) teknik olarak işsizdim. Gezmek için çok paradan ziyade niyet, bilgi ve planlama gerekiyor. Mesela Hindistan'a otobüsle çok ucuza gidebileceğini ya da Güney Asya'da günlüğü 15$'a kalabileceğini biliyor musun?

Bu blogun adı o yüzden "Yol Gidenindir"... sen niyet et, kafana koy gidersin. Ben sana yol göstermeye çalışırım bildiğim kadarıyla.

İyi yolculuklar...

Hannah dedi ki...

Merhaba,

Cevabınız için teşekkürler.
Gerçekten çok mutlu oldum.

Umarım gittiğiniz herika yerleri gidip görmek benim için de mümkün olur. Aslında sizin de söylediğiniz gibi, kafasına dünyayı gezmeyi takan biri için, yani benim için, hiç bir şey zor olmamalı..

Yardım talebiniz için de teşekkürler,
iyi yolculuklar :)

Şehri Arslan dedi ki...

Gereksiz bir bilgi vereyim. Singapur nehrinin Boat Quay tarafı geniş ve karaya doğru giren kavisli yay şeklinde bir kıyıdır. Çinliler bu adaya ilk geldiklerinde tüm iş yerlerini nehrin bu tarafında kurmuşlar zira Feng Shui'de göre bu şekle sazan balığının karnı deniyor ve bu yere servet akacağına inanılıyor. O nedenle nehrin bir tarafından koca koca gökdelenler yükselirken nehrin diğer yanında bir park ve müzelerden baika birşey yoktur.

Hannah dedi ki...

Enteresan bir bilgi. Eğer bir gün gidersem doğruca park ve müzelerin olduğu kısma gidersem mantıklı olacaktır :) Bu arada büyük ihtimal önümüzdeki güz dönemi Polonya / Krakov'a gidebilirim. Dünyayı gezmeye bir yerden başlamak lazım :)

Adsız dedi ki...

Gittin mi Polonya'ya? Basladin mi gezmeye? :)